Peri bacalarının özellikleri nelerdir ?

Damla

New member
Peri Bacalarının Özellikleri Nelerdir? Kayaların “Ben Buradayım” Deme Sanatı

İlk kez Kapadokya’da peri bacalarını gören insanın aklından geçen düşüncelerden biri muhtemelen şudur: “Bunları kim yaptı?” İkinci düşünce de “Acaba emlak piyasası burada da mı böyle pahalı?” olabilir. 😄

Oysa işin aslı çok daha ilginç. Peri bacalarını yapan ne bir usta, ne gizli bir medeniyet, ne de gece vardiyasına kalan cinler. Milyonlarca yıllık volkanik faaliyet, yağmur, akarsular, sıcaklık değişimleri, rüzgâr ve sabır… Doğa adeta “Ben acele etmiyorum, sonunda nasıl bir eser çıkaracağımı göreceksiniz.” demiş.

Kapadokya’daki peri bacaları, volkanik kökenli kayaçların uzun zaman boyunca aşınmasıyla ortaya çıkan doğal yer şekilleridir. Özellikle tüf, tüfit ve ignimbirit gibi volkanik malzemelerin farklı direnç özellikleri, bu sıra dışı şekillerin oluşmasında önemli rol oynar. TÜBİTAK Bilim ve Teknik kaynaklarında da peri bacalarının oluşumunun vadilerin derinleşmesi, erozyon ve bazı kaya tabakalarının koruyucu “şapka” görevi görmesiyle bağlantılı olduğu açıklanıyor. Bilim ve Teknik

Peri Bacası Tam Olarak Nedir?

Peri bacası, çevresindeki daha kolay aşınabilen malzemenin zaman içinde uzaklaşması sonucunda geride kalan sütun, koni veya kule biçimli kaya oluşumudur.

Buradaki önemli kelime “aşınma”. Çünkü peri bacaları bir anda ortaya çıkmadı. Bir sabah Kapadokya halkı uyanıp “Bugün de birkaç peri bacası çıkmış.” demedi. 😄

Süreç son derece yavaş ilerledi.

Önce volkanik faaliyetlerle geniş alanlara kül, pomza ve diğer volkanik malzemeler yayıldı. Bunlar zaman içinde sıkışıp farklı özelliklerde kaya tabakaları meydana getirdi. Daha sonra yağmur ve yüzey suları bu tabakaları aşındırmaya başladı. Ancak bütün kayaçlar aynı sertlikte olmadığı için bazı bölümler daha hızlı, bazıları ise daha yavaş aşındı.

Sonuç?

Doğanın kendi heykel sergisi.

Kapadokya'nın UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki doğal ve kültürel değerlerinin önemli bölümünü de bu olağanüstü kaya şekilleri ve kayaya oyulmuş mekânlar oluşturuyor. Alan 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmış durumda. Kapadokya Alan Arşiv

Peri Bacalarının En Belirgin Özellikleri Nelerdir?

Peri bacalarının birkaç temel özelliği bulunuyor ve bunların her biri aslında oluşum hikâyesinin farklı bir bölümünü anlatıyor.

1. Volkanik kökenlidirler

Kapadokya'daki peri bacalarının temelinde volkanik faaliyetler bulunur. Erciyes ve Hasan Dağı gibi volkanik merkezlerin oluşturduğu geniş volkanik örtü, bölgenin bugünkü jeolojik görünümünün oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Ancak “peri bacaları doğrudan lavlardan oluşmuştur” demek fazla basitleştirici olur. Bölgede tüf, tüfit ve özellikle ignimbirit gibi farklı volkanik kayaçlar bulunur. Bunların sertlikleri, dokuları ve aşınmaya karşı dirençleri birbirinden farklıdır.

Yani doğa aynı malzemeden koca bir tepsi kurabiye yapıp hepsini aynı şekilde pişirmemiş. Malzeme farklı, koşullar farklı, sonuç da farklı.

2. Erozyonla şekillenirler

Peri bacalarının en önemli özelliklerinden biri aşınma sonucunda oluşmalarıdır.

Yağmur suları, yüzey akışı, akarsular, sıcaklık değişimleri, donma-çözülme ve yer çekimi zaman içerisinde kayaları parçalar ve taşır. Rüzgâr da bu süreçte katkıda bulunabilir.

Fakat peri bacalarının oluşumunda “rüzgâr tek başına heykeltıraştır” demek doğru değildir. Su ve yüzey akışı özellikle vadilerin oluşması ve derinleşmesinde büyük önem taşır.

TÜBİTAK'ın jeomorfolojik değerlendirmesinde de süreç; drenaj ağının gelişmesi, vadilerin derinleşmesi, yamaçların gerilemesi ve zamanla bazı peri bacalarının yıkılıp yok olması şeklinde aşamalı olarak açıklanıyor. Bilim ve Teknik

3. Şapkalı veya başlıklı olabilirler

Peri bacalarının fotoğraflarda bu kadar “karizmatik” görünmesinin sebeplerinden biri tepelerinde duran kaya bloklarıdır.

Bu üst bölüme günlük dilde “şapka” veya “başlık” denir.

Şapkanın altında bulunan kaya daha kolay aşınırken üstteki daha dirençli bölüm koruyucu görevi görebilir. Böylece çevredeki malzeme giderek uzaklaşırken ince bir kaya sütunu ve onun üzerinde daha geniş bir kaya parçası kalabilir.

Bir anlamda doğa, peri bacasına şemsiye vermiştir.

Ama şemsiyenin de garanti süresi sonsuz değil.

Aşınma devam eder, çatlaklar büyür ve sonunda şapka düşebilir. TÜBİTAK'ın açıklamasında da şapkanın düşmesiyle erozyonun hızlanabileceği ve yaşlanan peri bacalarının zaman içinde ortadan kalkabileceği belirtiliyor. Bilim ve Teknik

4. Her Peri Bacası Aynı Şekilde Değildir

Burada güzel bir ayrıntı var: “Peri bacası” deyince herkesin zihninde aynı mantar biçimli kaya canlanıyor ama gerçek arazi çok daha çeşitli.

Bazıları uzun ve ince sütun şeklindedir.

Bazıları koniye benzer.

Bazılarının belirgin bir şapkası vardır.

Bazıları ise düzensiz kuleleri andırır.

Bazıları birkaç gövdenin birleşmesinden oluşmuş gibi görünür.

Bunun nedeni, her noktadaki kayanın aynı özelliklere sahip olmamasıdır. Tabaka kalınlığı, kayaçların dayanıklılığı, çatlakların yönü, yamacın eğimi ve suyun akış biçimi değiştikçe ortaya çıkan şekil de değişir.

Bu yüzden Kapadokya'da bir vadide gördüğünüz oluşumu başka bir vadide birebir bulamayabilirsiniz.

Bu durum bana biraz insanları hatırlatıyor. Hepimiz “insan” kategorisindeyiz ama aynı kalıptan çıkmış değiliz. Kayanın da karakteri var; kimi dik duruyor, kimi yana yatıyor, kimi başına kocaman bir taş alıp hayatına devam ediyor.

5. Yumuşak Kaya İnsanların İşine de Yaramıştır

Peri bacalarının bir başka dikkat çekici özelliği, çevrede yaşayan insanların bu yumuşak volkanik kayaçları oyabilmiş olmasıdır.

Kapadokya'nın kaya oyma yapıları bunun en güzel örneklerinden biridir.

İnsanlar doğal kaya oluşumlarının içine yaşam alanları, depolar, ahırlar, ibadet mekânları ve başka kullanım alanları oluşturmuştur. UNESCO da bölgenin önemini yalnızca doğal kaya şekilleriyle değil, kayaya oyulmuş mekânlarla birlikte değerlendiriyor. Kapadokya Alan Arşiv

Burada doğa ile insanın ilişkisi gerçekten ilginç.

Doğa milyonlarca yıl boyunca kayayı şekillendiriyor.

İnsan geliyor ve “Burada bir oda olsa fena olmaz.” diyerek içine oyuk açıyor.

Sonra yüzyıllar geçiyor ve bugün insanlar bu yapıların önünde fotoğraf çektiriyor.

Jeoloji, tarih ve mimari aynı kayanın üzerinde buluşuyor.

Kadınlar Böyle Bakıyor, Erkekler Şöyle Bakıyor Demek Doğru mu?

Bu konuya biraz mizahi yaklaşmak gerekirse, aynı peri bacasına bakan insanların farklı ayrıntılar fark etmesi oldukça doğal.

Mesela gezi grubundaki Ahmet, “Şu kayanın çatlağına bak, yağmur suyunun buradan aktığı belli. Bu oluşumun nasıl ayakta kaldığını anlamak lazım.” diyebilir. Ayşe ise aynı noktada “Şu kaya gerçekten ilginç, acaba eskiden burada yaşayan insanlar burayı nasıl kullanıyordu?” diye düşünebilir.